Contents    Cover    Publication Date: 13.04.2012
Year 2012 - Volume 22 - Issue 2
ORIGINAL RESEARCH

Retrospective Evaluation of the Pregnant Women Consulted Due to Drug Exposure During Pregnancy
Gebelikte İlaç Kullanımı Nedeni ile Başvuran Hastaların Değerlendirilmesi

Full Text PDF  
Turkiye Klinikleri J Gynecol Obst. 2012;22(2):90-4

Article Language: TR
731 Viewed -- 460 Downloaded
ÖZET
Amaç: Gebelikte ilaç kullanımı potansiyel teratojen etkilerden dolayı önemli obstetrik konularından biridir. Ülkemizde gebeliklerin ilk döneminde ne tipte ilaçlar kullanıldığı hakkında kapsamlı çalışmalar bulunmamaktadır. Bu çalışmada amaç, ülkemizin batı ve kuzeydoğu bölgelerinde yer alan iki referans merkeze ilaç kullanımı nedeniyle başvuran gebeleri retrospektif olarak değerlendirerek daha kapsamlı araştırmalara öncülük etmektir. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışmada Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi (CBÜ) ve Trabzon Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde (KTÜ), Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Farmakoloji Anabilim Dallarında 2005-2010 yılları arasında gebeliğinin herhangi bir haftasında ilaç kullanım öyküsü ile başvuran gebeler retrospektif olarak incelendi. Bulgular: Toplam 811 gebe dosyası incelendi. Manisa ve Trabzon'da en sık kullanılan ilaç grupları antidepresanlar (%19, %38,3) ve antibiyotiklerdi (%17,8, %32,9). CBÜ'ye başvuran hastaların ilaç gruplarında üçüncü sırayı antiepileptikler (%11,7) alırken, KTÜ'ye başvuranlarda analjezikler (%23,3) almaktaydı. En sık kullanılan ilaç grupları kıyaslandığında aralarında anlamlı bir fark saptandı. Manisa'daki gebelerin kullandıkları ilaçlar İlaç vave Gıda Dairesi sınıflamasına göre; %58,1 C, %23,2 D, %14,2 B ve %4,5 X grubu iken Trabzon'daki gebeler %82,7 düşük risk, %11,6 orta risk, %0,9 yüksek risk ve %4,7 kategorize edilemeyen ilaç kullanımı nedeniyle başvurmuşlardır. Sonuç: Antidepresan ve genel anlamda antibiyotik kullanımının bebeğe zarar verebileceği düşüncesi toplumda yaygındır. Doktora başvuru konusunda gebeleri bu iki ilaç grubu daha duyarlı hale getirmektedir ve çalışmamız da bunu desteklemektedir. Aileleri planlı gebelikler konusunda bilinçlendirmek ve gebelik sırasında reçetesiz ilaç kullanımından sakınılması konusunda eğitmek önemli görünmektedir. Hekimlerin de ilaç reçete ettiklerinde gebelik sorgulaması yapmaları erken dönemde teratojen ilaç kullanım riskini en aza indirecektir.
ABSTRACT
Objective: Drug use in pregancy is a major obstetric issue due to the potential teratogenic effects. There are restricted studies about drug use during the first trimester in our country. The aim of this investigation is to evaluate pregnancies which applied to two reference hospitals of west and northeast of Turkey for drug use retrospectively and to initiate further studies in this field. Material and Methods: This study was performed at Obstetrics and Gynecology and Pharmacology deaprtments of Celal Bayar University Hospital (CBU) in Manisa and Trabzon Technical University Hospital (KTU) in Trabzon. Pregnancies who applied between 2005-2010 at any week of gestation with a history of drug use were retrospectively evaluated. Results: A total of 811 records were analysed. The most frequent drug used in Manisa and Trabzon was antidepressants (19%, 38.3%) and antibiotics (17.8%, 32.9%). Antiepileptics ranked third at CBU (11.7%) and analgesics at KTU (23.3%). When the most freqently used drug groups were compared there was a significant difference. Pregnant women used drugs of Food and Drug Administration group C 58.1%, D 23.2%, B 14.2% and X 4.5% while in Trabzon there was a drug use of 82.7% low risk, 11.6% intermediate, 4.7% noncategorised and 0.9% high risk groups. Conclusion: There is a common belief that antidepressants and antibiotics are harmful for the fetus. Patients are more susceptible to consult a doctor when these two groups are consumed during pregnancy. It is important to raise awareness about planned pregnancies and educate women about medications during a possible pregnancy. Questioning about pregnancy before prescibing drugs will lower the risk of teratogenity.